http://www.louvre.fr/llv/commun/home.jsp?bmLocale=en
6.7.11
Rembrandt @ LOUVRE, Paris
18 Temmuz'a kadar Paris, Louvre müzesinde Rembrandt and the faces of jesus sergisini kaçırmayın!
http://www.louvre.fr/llv/commun/home.jsp?bmLocale=en
http://www.louvre.fr/llv/commun/home.jsp?bmLocale=en
SANAT NEDİR?
Sanat en genel anlamıyla, yaratıcılığın ve hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır.
Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Açık olan nokta ise sanatın insanlığın evrensel bir değeri olduğu, kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görüldüğüdür.
Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay) gerekse Türkçe'deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, 1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir.
Sanat hakkında bilgi edinmek istiyorsanız; bence, Ernst Gombrich, THE STORY OF ART sanatla ilgilenen herkesin okuması gerekli bir kitaptır.
Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Açık olan nokta ise sanatın insanlığın evrensel bir değeri olduğu, kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görüldüğüdür.
Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay) gerekse Türkçe'deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, 1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir.
Sanat hakkında bilgi edinmek istiyorsanız; bence, Ernst Gombrich, THE STORY OF ART sanatla ilgilenen herkesin okuması gerekli bir kitaptır.
12.6.11
Art | 42 | Basel | 15 - 19 | 6 | 11
42. ART BASEL için geri sayım başladı!
15 - 19 Haziran 2011 arasında gerekleşecek 42. Art Basel'de 300 galeri/ 2500 sanatçı dünyanın her yerinden gelecek sanatsever ile buluşacak..
daha fazla bilgi için:
http://www.artbasel.com/go/id/ss/
15 - 19 Haziran 2011 arasında gerekleşecek 42. Art Basel'de 300 galeri/ 2500 sanatçı dünyanın her yerinden gelecek sanatsever ile buluşacak..
daha fazla bilgi için:
http://www.artbasel.com/go/id/ss/
10.6.11
Haftasonu trafiğine girmeden Sakıp Sabancı Müzesi'ni gezin..
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), kara trafiğinden uzak durmak isteyen ziyaretçilerini haftasonları hizmet veren ücretsiz teknesine davet ediyor. Böylece, SSM’nin açıldığı ilk günden beri büyük ilgi gören yeni sergisi Karşıdan Karşıya’yı görmek isteyenler, müzeye rahatça ulaşarak Türkiye ve Yunanistan müzelerinin ilk kez bir araya geldiği bu önemli sergiyi gezmenin keyfini yaşıyor. SSM’ye ücretsiz tekne ile gelenler ayrıca müzeyi %30 indirimli gezme hakkına sahip oluyor.
ANDY WARHOL "WARHOL HAREKET HALİNDE"
08 Haziran – 09 Temmuz 2011
Galerist 20. yy. sanatının en önemli isimlerinden biri olarak değerlendirilen ünlü Amerikan sanatçı Andy Warhol’un film, video ve polaroidlerinden oluşan ‘Warhol Hareket Halinde’ adlı sergisini sanatseverlerle buluşturacak. 8 Haziran – 9 Temmuz 2011 tarihleri arasında Galerist’in Galatasaray, Tepebaşı ve Akaretler galerilerinde yer alacak sergi, sanatçının çağdaş sanatın yanı sıra moda, tasarım, fotoğraf, film ve video gibi farklı disiplinlere taşan geniş kapsamlı üretimini izleyicilerle buluşturacak.
The Andy Warhol Foundation for Visual Arts ve The Andy Warhol Museum ile Galerist arasındaki uzun süreli diyalogun sonucu olarak gerçekleştirilen sergi, 20. yüzyıl sanatına estetik açıdan farklı bir yorum getiren POP ART’ın ikonik figürlerinden biri olan Andy Warhol’un sinema ve fotoğraf tekniğini kullanarak gerçekleştirmiş olduğu önemli çalışmalardan oluşuyor. Çağdaş Sanat Tarihi açısından Warhol’un önemi, resimlerinin yanı sıra birbirinden farklı teknikleri eşzamanlı olarak kullanmasında yatıyor. Galerist’teki “Warhol Hareket Halinde” sergisi, sanatçının 1962 yılında New York’ta kurduğu ünlü “Factory” atölyesinde giriştiği deneylerin sonucu olan çalışmaları izleyicilere sunuyor. Sergide yer alan çalışmalar, hem sanatçının yaratıcı çabalarını, hem de onun yakın ilişki içinde olduğu Dennis Hopper, Mick Jagger, Joan Collins ve Liza Minnelli gibi popüler Amerikalıları gündeme getiren bir özelliğe sahip.
Andy Warhol Slovenya göçmeni fakir bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak 1928 yılında Pittsburgh’ta doğdu. Bu kentte grafik eğitimi aldıktan sonra 1945 yılında, vefatına kadar hiç ayrılmayacağı New York’a taşındı. Tasarımcı olarak kısa sürede kendini kabul ettirmeyi başardıysa da, sanatçı olarak kullandığı serigrafi tekniğiyle yaptığı resimlerin (Campell’s çorbaları, Elvis, Monroe, James Dean ve Jackie Kennedy portreleri gibi) kabul görmesi 1960’ları buldu. 1962’de Factory ismin verdiği atölyesinde film tekniğiyle denemelere başlayan sanatçı, 1965’ten itibaren New York sanat ortamının gündemini belirleyen figürlerden biri oldu. (Alıntı: „I love to do the same thing over and over again“, 1962). Onun olağanüstü etkili sansasyonlar yaratan etkinliklerinde, underground film, yayıncılık (Interview) ve pop müzik (The Velvet Underground) alanlarında dönemin birçok önemli sanatçısıyla, pop yıldızıyla birlikte çalışması, etkisini bugün bile koruyan bir “kült sanatçı” kimliğinin oluşmasına neden oldu. 1968 yılında bir silahlı saldırıya uğrayan Warhol, bu yıllarda polaroid kamera ile çektiği fotoğraflardan yararlanarak yaptığı portreleri, popüler kültüre ait imgeleriyle kendisini ikonalaştırarak, müzik, film, tasarım gibi alanları da içine alan bir etki çemberi yaratmayı başardı. Önümüzdeki günlerde sanatseverlerle buluşacak olan Galerist’teki sergi de sanatçının bu dönemindeki çalışmalarına yoğunlaşıyor. 1987 yılında vefat eden sanatçının 1989’da yayınlanan günlükleri, 1990’lardan itibaren açılmaya başlanan özel arşivi (Time Capsules) ve The Andy Warhol Foundation for Visual Arts vakfının çalışmaları sanatçıyı uluslararası çağdaş sanatın gündeminde tutmaya devam etmektedir.
“Warhol Hareket Halinde” sergisi, 08 Haziran – 09 Temmuz 2011 tarihleri arasında Galerist Akaretler’de Polaroidler, Galatasaray ve Tepebaşı’nda ise filmler olmak üzere her 3 mekânda birden görülebilecek.
22.2.11
Allianoi
Allianoi İzmir - Bergama sınırları içinde, Yortanlı Barajı gölet alanının tam ortasında, Paşa Ilıcası Mevkii’nde yer alan bir antik kenttir.
1998 yılından bu yana da Paşa Ilıcası merkez olmak üzere baraj gölet alanı içinde kalan alanda kurtarma kazı çalışmaları devam etmektedir. Baraj Gövdesi ve çevre ile bağlantısını sağlayacak yol yapım çalışmaları devam etmektedir. Proje aynen uygulandığı takdirde, baraja su toplanmaya başlandığı gün Allianoi tamamen su altında kalacaktır. Yağış rejimi ve bitki örtüsü ile bağlantılı olarak yaklaşık 40-60 yıl arasında ömrü olduğu düşünülen barajın gölet alanında bu süre zarfında alüvyon birikecek. Ve Allianoi yaklaşık 12- 15 m.’lik alüvyon dolgu altında kalacaktır.
Antik yazarlardan P.Aelius Aristides’in Hieroi Logoi adlı eserinde Allianoi anılmaktadır. Bu antik kaynak haricinde henüz, antik yazarlarda veya epigrafik buluntularda, Allianoi hakkında başka bilgiye ulaşılamamıştır. Allianoi, “Sağlık Tanrısı Asklepion’un yurdu” olarak bilinmektedir
İlginç bir özelliği, antik çağ kaynaklarında sadece bir kez, M.S. 2. yüzyıl Batı Anadolu yazarı Aelius Aristides'in "Hieroi Logoi" (Kutsal Anlatılar) adlı eski çağ tıbbının en önemli kaynaklarından biri olan eserinde anılmış olmasıdır. Bu kaynak haricinde antik yazarlarda veya epigrafik buluntularda henüz bahsine rastlanmamıştır.
Allianoi’nin batısındaki orman arazisinde yapılan kazı çalışmaları sırasında, Erken Tunç Çağı II’ye ait bir adet Yortan kabı ele geçmiştir. Çakmak Tepe eteklerinde ise çok sayıda çakmak taşı eser saptanmıştır. Bunun haricinde dolgu toprak içerisinden iki adet taş balta ele geçmiştir. Tüm bunlara dayanılarak Allianoi ve yakın çevresinde prehistorik bir yerleşim olduğu düşünülmektedir.
Hellenistik Dönem'de sıcak su kaynağını değerlendiren küçük bir termal merkezi olduğu sanılmaktadır. Bu devre ait sadece birkaç arkeolojik ve nümizmatik eser ele geçmiş olmasına rağmen Allianoi merkez yerleşiminde Helenistik mimariye rastlanılmamıştır.
Allianoi’de, Roma İmparatorluk Dönemi’nde (M.S. II.YY) kült merkezinde, Anadolu'nun pek çok merkezinde ve Pergamon’daki Asklepieionda olduğu gibi büyük bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır. Kült merkezinde mevcut binaların büyük bir kısmı bu döneme aittir. Ilıcanın yanı sıra, köprüler, caddeler, sokaklar, insulalar, geçiş yapısı, propylon ve nympheum bu dönemde planlanır.
Bizans Dönemi, Allianoi’de yoğun yerleşimin görüldüğü dönemdir. Ancak bugünkü adıyla Bergama'da (Pergamon) olduğu gibi sosyo-ekonomik açıdan son derece zayıf bir dönem yaşanmıştır. Kült merkezinde yaşamaya başlayan Bizanslılar, Roma Çağı’na ait heykeltıraşlık eserlerini ve mimarlık kalıntılarını tahrip edip, devşirme malzeme olarak kullanmaya başlamışlardır. Roma Çağı’na ait stoaların ve ana caddelerin tabanları kullanılmak suretiyle, yeni ve daha basit mekanlar inşa edilmiştir. Allianoi’nin en önemli yapısı olan ılıcanın ve nympheumlar da ihtiyaçlara uygun küçük değişiklikler yapılarak kullanılmaya devam etmiştir. Bazilikal planda büyük bir kilise inşa edilmiştir. Yerleşmenin içinde ve yakın çevresinde de şapeller yapılmış, ayrıca bu dönemde metal, seramik ve cam atölyelerini kurulmuştur.
Osmanlı döneminde Paşa Ilıcası, Aydın Salnameleri'nde zikredilmektedir. Ancak yoğun bir şekilde kullanılmamıştır. Çünkü kazılar sırasında Osmanlı dönemine ait birkaç sikkenin dışında iz yoktur. 20. yüzyıl başlarında bölge kaymakamı Kemal Bey tarafından Ilıca ele alınmış ve büyük havuzun bulunduğu yerin kısmen yeniden kullanıma açılmasını sağlamıştır. Ilıcanın batısındaki Roma köprüsünün, Osmanlı döneminden 1979 yılına kadar Bergama-İvrindi arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır.
20. yüzyılın başında kısmen temizlenmiş ancak sonra yeniden gelen sel nedeniyle, ılıcanın bulunduğu kısmın 1950’li yıllara kadar atıl durumda kaldığı anlaşılmaktadır. 1992 yılında, Bölge Karayolları Müdürlüğü tarafından halen mevcut Roma Köprüsü, kurul kararı olmaksızın yapılan bir ihale ile kısmen deforme edilerek yeni bir köprü inşa edilmiştir. Aynı yıl ılıcanın restorasyonu İzmir Valiliği tarafından İzmir İl Özel İdaresi aracılığı ile ihaleye verilmiştir. Bir yıl süren restorasyon işlemleri sırasında yine kurul kararı olmaksızın ılıcanın içi deforme edilerek üzerine modern bir bina yapılmıştır. Bu tarihten itibaren işletmeye verilmiştir, Şubat 1998'de yaşanan ağır bir sel taşkını ile tesis yeniden kullanılamaz duruma getirmiştir. Çayın güneyinde ise özel şahıslara ait olan arazide tarım yapılmıştır. Bu onarımlarda ilave edilen modern binaların büyük bir bölümü 2003 yılı çalışmaları sırasında kaldırılmış ve antik ılıca mekanları ortaya çıkarılmaya başlanmıştır.
Yortanlı Barajı gövdesinin çalışmaları bitmiş, çevre ile bağlantısını sağlayacak yol yapım çalışmaları devam etmektedir. Proje aynen uygulandığı takdirde, baraja su toplanmaya başlandığı gün Allianoi tamamen su altında kalacaktır. Yağış rejimi ve bitki örtüsü ile bağlantılı olarak yaklaşık 40-60 yıl arasında ömrü olduğu düşünülen barajın gölet alanında bu süre zarfında alüvyon birikecek. Ve Allianoi yaklaşık 12- 15 m.’lik alüvyon dolgu altında kalacaktır.
Bu arada Allianoi sitinde Trakya Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Ahmet Yaraş'ın yönetiminde 1998-1999'de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün, 2000-2004 döneminde ise Philip Morris'in katkıları ve ayrıca Yortanlı Kurtarma Derneği bünyesinde örgütlenmiş gönüllülerin özverileriyle kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir. 1998-1999 kazı çalışmaları sonucunda, kazılan alanın Allianoi olduğu öğrenildikten sonra, Bergama Müze Müdürlüğü'nün başvurusu üzerinde, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu 29.03.2001 gün ve 9229 sayılı kararla, Allianoi'yi I. Derecede Arkeolojik Sit Alanı ilan edilince gerçek anlamda kurtarma kazısına dönüşmüştür. Bu arada özellikle Philip Morris'in katkılarıyla sitin kamuoyuna tanıtılmasında önemli çabalar gösterilmiştir.
2000 yılı kazı çalışmaları sırasında sade bir şekilde restore edilen bir sektörün tarla toprak seviyesini aşan ve Bergama-İvrindi yolundan geçerken de görülebilen bir mimari öğe haline dönüştürülmesi sağlandı. 2003 yılı kazı sezonunda biri Güney Ilıca ile dere sınırını belirleyen Roma duvarının mevcut kısmının sağlamlaştırılarak, yükseltilmesiyle (dolgu çöküntüsünü önlemek amacıyla), diğeri Kuzey Ilıca batısındaki mekanları sel taşkınlarından korumak amacı ile iki sağlam koruma duvar projesi gerçekleştirildi. Bu duvarlar sayesinde sit İlya Çayı'nın taşkınlarından kısmen korunmuş oldu. İşin ilginci, bu projeyi 100 yıl önce Kaymakam Kemal’in de düşünmüş olması, Alman Kazı heyetinde görevli Mimar W. Dörpfeld’den yardım istemesiydi. Ancak Ilıca turizme kazandırılamamıştı. Günümüz kazılarında Alman Arkeoloji enstitüsü'nün kazılarından biri olan Pergamon Kazısı’ndan bazen araç gereç yardımı da alındı. ahşap bir seyir platformu oluşturuldu. Düzenleme ve yol parkuru mümkün olduğunca en görsel alanlardan geçirildi. Yeşillendirme çalışmaları yapıldı. Bergama Müzesi'ne en ünlüleri sitin simgesi haline gelmiş Nymphe heykeli olan toplam 10000 eser teslim edildi. Allianoi merkez yerleşimi haricinde 1998 yılından beri süren kazılarda tüm gölet alanı içerisinde araştırmalara devam edilmektedir. Bu araştırmalar sırasında 2 km. kuzeydoğuda Helenistik Döneme tarihlenen bir çiftlik yerleşiminin ve Pergamon su hattına ait olan kemerin devamı keşfedilmiştir. Yine gölet alanı içerisinde kalacak, 311 numaralı parselde yapılan çalışmalarda bir Bizans nekropolü ve nekrolol şapeli ele geçmiştir.
Yortanlı Barajı ile Allianoi arasındaki açmazı çözmek için başbakanlık tarafından bir komisyon oluşturulması istendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün çağrısıyla toplanan akademik komisyon, 05-06.07.2005 tarihinde Allianoi’ye gelerek inceleme ve istişarelerde bulundu. 18.07.2005 tarihinde raporunu tamamlayarak bakanlığa sundu. Komisyonun sonuç kısmında, "Heyetimiz yerinde ve Kurul işlem dosyasında yaptığı inceleme ve değerlendirmelerin sonucunda, Allianoi olarak adlandırılan tescilli arkeolojik sit alanının, kültür tarihimize katkıları nedeniyle korunmasının tartışmasız olduğu; ancak bu amaçla sunulmuş olan koruma önerilerinin alanın korunması konusuna gerçekçi bir çözüm getirmediği görüşündedir. On binlerce yıllık bir süreçten geçerek bize ulaşan bir kültür varlığını yok etme hakkına sahip olmadığımız gibi, bunları gelecek nesillere aktarma yükümlülüğümüzün olduğu da kesinlikle unutulmamalıdır. Bu nedenle anlık çözümler aramak yerine, alanın bütüncül ve kalıcı olarak korunması ve sergilenmesi için daha fazla zaman kaybetmeden harekete geçilmesi, bu konuda ulusal ve uluslar arası sorumluluğumuzun bir gereğidir." denilmektedir.
Allianoi, kültür, sağlık ve kongre turizmine kazandırılabilecek kadar görsel zenginliğe sahiptir. Allianoi’nin henüz yeteri kadar tanıtımı yapılmadığı halde, Bergama’ya gelen turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Gerekli yasal düzenlemelerden sonra kazı ekibi tarafından kısmen başlatılan basit çevre peyzajı tamamlandığında, ülkemiz ve Bergama yeni bir ören yeri kazanacaktır.
Uzun vadede, Bergama’ya gelen turistin 1/10’i Allianoi’ye getirtilmiş olsa -ki normal bir turizm mevsiminde yaklaşık 600.000 turist Bergama’yı ziyaret etmektedir- Bergama’da konaklayan turist sayısında dolayısıyla ilçenin turizm gelirlerinde ciddi bir artış olacaktır. Böylelikle 45 °C olan sıcak suyu ile korunmuş ören yeri ve Adatepe'de kongre turizmine dönük bir tesisle ilçe ve ülkemiz için eşsiz bir merkez kazandırılmış olacaktır.
Avrupa’da Badenweiler ve Baden Baden gibi birçok örneği bulunan ılıca merkezlerinde, sadece bir iki metresi korunmuş birkaç duvar olması yeterli görülürken Allianoi’de tamamı üst yapısına kadar korunmuş 9000m2’i aşan bir alana yayılan bir ılıca mevcuttur. Türkiye’de de bu bölgeye yakın, İzmir Balçova Ilıcası ve Balıkesir'deki ılıcalar gibi çok daha basit yapıdaki tesislerin doluluk oranı, yıl boyunca sürmektedir. Ve bunlar ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.
Önerilen alternatif projede set yapıldığı takdirde doğu ve batı da ana kayaya kadar inilerek geçirimsiz tabakaya beton enjekte edilecek. Perde duvarları ile kuşaklama yöntemiyle Allianoi’nin su altında kalması önlenecektir. Ilıcanın kuzeyinden bir tünel aracılığı ile baraj gölet alanına su verilmesi sağlanabilecektir. Eğer bu proje uygulanabilirse, ılıcanın kuzeyindeki tepeye kongre amaçlı bir turistik tesis yapılmak suretiyle, kültür, sağlık ve kongre amaçlı tesis ile olağanüstü bir kompleks elde edilebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ajandalarınıza kaydedin 58.Venedik Bienali yaklaşıyor..
MIAMI | Art Basel bizlere en güzel sanat günlerini sunup bittiğine göre artık önümüzdeki büyük sanat olaylarına bakabilir, ajandamıza kayded...
-
Venedik Tüzü ğ ü tarihî yapıların korunması ve restorasyon hakkında uluslararası bir çerçeve belirleyen bir antla ş madır. VENED İ K TÜZÜ...
-
İstanbul Anadolu Yakasında gerçekleşen en kapsamlı arkeoloji çalışması olan Küçükyalı ArkeoPark, kentin tarihi hakkında önemli ipuçları veri...

